14 Şubat 2013 Perşembe

En İyi Öpüşme Sahneleri

14 Şubat Sevgililer Günü yaklaşırken gelmiş geçmiş en güzel öpüşme sahnelerini bir derleyelim diye düşündüm. Sevgililer Günü sevgilim olsa da olmasa nefret ettiğim bir gün. Kırmızı balonlar, güller ve para dökülen bir sürü hediye saçma ve gereksiz. Ama sıcacık evde kahve eşliğinde izlenen bir filme kimse hayır demez bence. 14 Şubat en iyi böyle geçer. Sevgilisi olan alsın sevgilisini izlesin filmini, olmayan bu postu okusun, bu filmleri izlesin ve abur cubura vursun kendini.

Konumuz filmlerdeki öpüşme sahneleri.Öyle filmler var ki kendisi genel olarak ortalamanın altında bile kalsa öpüşme sahneleri ile adından söz ettirebiliyor.

İlk olarak en sevdiğim filmlerden biri olan The Notebook'ta yağmur altında gerçekleşen öpüşme sahnesi var. Bu filmden sonra başrol oyuncuları Ryan Rosling ile Rachel McAdams gerçekten sevgili olmuşlar ve MTV'de en iyi öpüşme ödülünü kazandıktan sonra bu sahnenin bir parodisini gerçekleştirmişlerdi. Merak edenler tık tık




1997 yılında daha toy zamanlarımda bir film gelmişti sinemalara. Ortalığı kasıp kavurmuştu adeta. Evet Titanic'ten bahsediyorum. Titanic'in en ucunda gerçekleşen öpüşme sahnesi hafızalardan çıkmayacak cinsten.


Spiderman'ın Tobey Maguire ve Kirsten Dunst'lı versiyonunu yeni çekilen Spiderman'e göre  daha çok seviyorum. Oradaki öpüşme sahnesi de oldukça konuşulmuştu.

Her ne kadar filme bir sürü laf saysam da Twilight serisinin ilk filmindeki bu öpüşme sahnesinin de hafızama kazındığını itiraf edebilirim.

My Girl'ü izlemeyen yoktur herhalde. Benim çok sevdiğim filmlerden biri. Ne zaman rastlasam tv'de, defalarca izlemiş olmama rağmen tekrar izlerim. Oradaki bu masum öpücük de unutulmaz.

Sıradaki sahne bir film değil diziden. BBC'nin North&South serisinden. İzlememiş olanlara tavsiye ederim.


Eternal Sunshine and the Spotless Mind kesinlikle kült filmlerden biri. Ve bu sahne de öyle.

Sırada 2012'nin güzel filmlerinden The Vow var. Eğlencelik, güzel bir filmdi.

Juno bu zamana kadar izlediğim en naif filmlerden biriydi. İzlemediyseniz çok şey kaçırırsınız.

Sırf İrlanda'da geçtiği için seviyorum bu filmi. Ve tabi bir de Gerard Butler gerçeği var. Es geçemeyiz P.S I Love You'yu.

Buram buram Amerikan milliyetçiliği kokan bir film Pearl Harbour. Ama gel gör ki bu sahne unutulmaz.


Vazgeçilmez filmlerimden The Lord of the Rings serisi ve kitapta olmayan ama filmde önemli yer kaplayan Arwen- Aragorn aşkı.

Ve Armegeddon


2 yorum:

  1. Seçmek zor ama The Notebook filmi Ryan Rosling ile Rachel McAdams derim herhalde. Belkide yağmurun etkisi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk sırayı hak ediyor kesinlikle :)

      Sil